Fiziğin en temel kanunlarından birisi olan "Termodinamiğin İkinci Kanunu", evrende kendi haline, doğal şartlara bırakılan tüm sistemlerin, zamanla doğru orantılı olarak düzensizliğe, dağınıklığa ve bozulmaya doğru gideceğini söyler.

Canlı, cansız bütün herşey zaman içinde aşınır, bozulur, çürür, parçalanır ve dağılır. Bu, er ya da geç her varlığın karşılaşacağı mutlak sondur ve söz konusu kanuna göre bu kaçınılmaz sürecin geri dönüşü yoktur.

Bu gerçek hepimizin yaşamları sırasında da yakından gözlemlediği bir durumdur. Örneğin bir arabayı çöle götürüp bırakır ve aylar sonra durumunu kontrol ederseniz, elbette ki onun eskisinden daha gelişmiş, daha bakımlı bir hale gelmesini bekleyemezsiniz. Aksine lastiklerinin patlamış, camlarının kırılmış, kaportasının paslanmış, motorunun çürümüş olduğunu görürsünüz. Aynı kaçınılmaz süreç canlı varlıklar için çok daha hızlı işler. İşte Termodinamiğin İkinci Kanunu bu doğal sürecin, fiziksel denklem ve hesaplamalarla ifade ediliş biçimidir.

Evrim teorisi ise bu kanunla tamamen çelişmektedir. Çünkü evrim teorisi hiçbir bilinçli müdahale olmadan evrende var olan her türlü sistemin, özellikle de canlılığın kendi kendine geliştiğini iddia eder. Oysa canlı cansız herhangi bir şey, doğal şartlara bırakıldığında tamamen bir düzensizlik ve kaos oluşacağı bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçektir. Bu gerçeğe rağmen evrende bir düzenin ve kusursuzluğun bulunması evrende hiçbir şeyin başıboş olmadığının, bu düzeni ve mükemmelliği yaratan üstün bir Yaratıcının yani Allah'ın varlığının delilidir. Nitekim evrimcilerin kendileri de Termodinamiğin İkinci Kanunu'nun evrim teorisini açmaza soktuğunun farkındadırlar.

J. H. Rush (National Center for Atmospheric Research, Boulder, Colorado):

Evrimin kompleks süreci içinde yaşam, Termodinamiğin İkinci Kanunu'nda belirtilen eğilime belirgin bir çelişki oluşturur.369

Roger Lewin:

Biyologların karşılaştıkları problem, evrimin Termodinamiğin İkinci Kanunu'yla olan açık çelişkisidir. Sistemler zamanla daha düzensiz yapılara doğru bozulmalıdırlar.370

George Stavropoulos:

Normal şartlarda, Termodinamiğin İkinci Kanunu doğrultusunda, hiçbir kompleks organik molekül hiçbir zaman kendi kendine oluşamaz, tersine parçalanır. Gerçekte, bir şey ne kadar kompleks olursa o kadar kararsızdır ve kesin olarak eninde sonunda parçalanır, dağılır.

Fotosentez, bütün yaşamsal süreçler ve yaşamın kendisi, karmaşık veya kasıtlı olarak karmaşıklaştırılmış açıklamalara rağmen, halen termodinamik ya da bir başka kesin bilim dalı vasıtasıyla anlaşılamamıştır.371

Jeremy Rifkin:

Entropi Kanunu, evrimin bu gezegendeki yaşam için mevcut olan tüm enerjiyi dağıtacağını söyler. Bizim evrim anlayışımız ise bunun tam tersidir. Biz evrimin sihirli bir şekilde yeryüzünde daha büyük bir değer ve düzen artışı sağladığına inanıyoruz.372

Yukarıdaki alıntısında görüldüğü gibi, Rifkin evrim teorisinin bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçek olan Entropi kanunu ile çeliştiğini söylemektedir.

Prof. Ilya Prigogine (Termodinamik konusunda araştırmaları ile tanınmıştır, Université Libre de Belgique):

Yüzyılı aşkın bir süredir aklımıza takılan bir soru var: Termodinamiğin tanımladığı ve sürekli artan bir düzensizliğin hüküm sürdüğü bir dünyada, canlı bir varlığın evriminin nasıl bir anlamı olabilir?373

Kaos teorisi ve canlıların oldukça düzenli olan hücreleri ele alındığında, bunlardaki biyolojik düzenlilik, teorinin karşısına net bir problem olarak çıkmaktadır.374

369. J. H. Rush, The Dawn of Life, New York, Signet, 1962, s.35
370. Roger Lewin, "A Downward Slope to Greater Diversity", Science, cilt 217, 24. 9. 1982, s.1239
371. George P. Stavropoulos, "The Frontiers and Limits of Science", American Scientist, cilt 65, Kasım-Aralık 1977, s.674
372. Jeremy Rifkin, Entropy: A New World View, s.55
373. Ilya Prigogine, Isabelle Stengers, Order Out of Chaos, New York, Bantam Books, 1984, s.129
374. Ilya Prigogine, Isabelle Stengers, Order Out of Chaos, s.175

Bu site Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.